Alkol
Tarih: 12 Aralık 2009Alkol fiziksel ve ruhsal bağımlılık yapması, kişilik bozukluğu, ruh hastalıkları, damar, sinir ve karaciğer bozuklukları başta olmak üzere pek çok hastalığa hatta ölüme yol açması nedeniyle kullanılmaması veya az dozlarla alınması gerektiği halde; ticari kazanç amacıyla güzel renk, aroma, ambalaj ve reklamlarla cazibesi arttırılarak sosyal teşvik görür hale gelen toksik maddedir.
Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’ ne göre Alkolizm; Ruhsal ve bedensel sağlığı, çevre ve aile ilişkilerini, çalışmayı ve ekonomik durumu bozacak düzeyde alkol alma alışkanlığıdır.Yine aynı şekilde alkolün başlangıçta kişinin çalışmasını, daha sonra çalışması alkol almasını engeller hale gelince alkolizm yerleşmiştir denilmektedir.
TOLERANS: Kişinin aynı miktarda madde almasına rağmen zaman içinde aynı etkiyi sağlayamaması, aynı etkiyi sağlayabilmek için kullandığı madde miktarını arttırması ve çok yüksek miktarda alkol/madde alarak istediği etkiyi sağlayabilmesi yada aynı miktarda madde aldığında yoksunluk bulgularının ortaya çıkmasıdır.
YOKSUNLUK: Çok fazla ve uzun süreli alkol/madde kullanımından sonra bunun azaltılması yada bırakılmasına bağlı olarak ortaya çıkan bir sendromdur.
Ruhsal ve fiziksel belirtiler ortaya çıkar. Yoksunluk belirtilerinin şiddeti ve süresi kullanılan maddenin cinsine göre değişir. Kişi yoksunluk belirtilerinden kurtulmak için tekrar alkol/madde alma gereksinimi duyar.
ALKOL VE MADDE KULLANICISI: bu grupta yer alanları iki gruba bölebiliriz.
Birincisi ara sıra, özel durumlarda yada toplum içinde kullananlardır.
İkinci grup ise düzenli olarak belirli aralıklarla kullanan ancak kötüye kullanım veya bağımlılık kategorisine girmeyenlerdir.
PATOLOJİK SARHOŞLUK: (Alkol idiosinkrotik intoksikasyon) Alkole hassas kişilerde az dozda bile alkol alındığında görülen sarhoşluk tablosudur.
BAĞIMLILIK (ALKOLİZM): Bağımlılık bir hastalık olup biyolojik, sosyal ve davranışsal boyutları vardır. Bağımlılık düzelebilen ancak nüks edebilen bir hastalıktır.
Bağımlı olan kişi tüm yaşamı boyunca bağımlı olduğunu unutmamalı ve yaşamını ona göre sürdürmelidir.
Madde kullanan birine bağımlı diyebilmek için maddeye karşı tolerans gelişmesi ve bıraktığında yoksunluk belirtilerinin ortaya çıkması gereklidir.
1) Mevcut ruhsal rahatsızlığın giderilmesi amacıyla alkol alınıyor olabilir.
2) Alkol kullanımı sonucu ruhsal bozukluk gelişmiş olabilir.
Alkolizm tanısı için DSM-III kriterleri:
1. Alkolün patolojik kullanım biçimleri varsa:Sarhoşken olanları hatırlayamama, alkol almadan günlük işleri yapamama, alkolü azaltamama, birkaç gün sürekli sarhoş olma, v.s.
2. Alkol nedeniyle toplumsal ve iş yaşamında bozulmalar olması:İşe gidememe, işi kaybetme, eş ve arkadaşlarla geçimsizlik, saldırganlık, v.s.
3. Tolerans gelişmişse:Aynı etkiyi sağlayabilmek için çoğalan miktarlarda alkol alma gereksinimi duyulması,
4. Alkol yoksunluk tabloları görülmesi; Abstinens:Alkol alınmadığında titreme, çarpıntı, terleme ve sinirlilik gibi belirtilerin çıkması,
Alkol alımından itibaren kısa sürede çakırkeyiflik ortaya çıkar.Yani öforik neşe, fazla konuşma, gereksiz cesaretlilik, kavgacılığa meyil, sır tutamama, rahatlama, gevşeme, deşarj olma, hoşgörülü bir mizaç ve samimi davranışlar ortaya çıkar.
Alkol, sanıldığı gibi stimulan ve ısıtıcı değil, tersine depresan ve ısı kaybettirici bir maddedir.Ayrıca su çekici ve asidoz yapıcı özellikleri nedeniyle beyin, beyin zarı ve BOS suyunu azaltmak ve damarları genişletmek suretiyle başağrısına yol açmakta, beyincik ve içkulak denge organına tesiriyle de dengesizlik yaratmaktadır.
Beynin oksijen kullanma yeteneği alkol etkisiyle azalır, irtifa alındıkça düşen oksijen basıncı altında beynin olumsuz etkilenmesi daha da artar.
Yine bunlara ek olarak reaksiyon zamanı uzaması, koordineli kas hareketleri ve beceri zaafı, dikkat dağınıklığı, yargı gecikmesi de özellikle kritik durumlarda son derece önemlidir.
Alkolün bu etkileri sadece dozla ilişkili değildir.Alkolün alındığı ortamın havasızlığı, gürültüsü, sigara dumanı solunması, uykusuz kalınması, iyi beslenilmemesi gibi unsurlar da olumsuzlukları arttırmaktadır.
A.ORGANİK BOZUKLUKLAR: Gastrit, siroz, polinevrit, myokardit, vasküler bozukluklar, ateroskleroz, vitamin eksiklikleri, v.s.
B.RUHSAL BOZUKLUKLAR: Sözünde duramama, yalancılık, şüphecilik, kavgacılık ve antisosyal davranışlara yatkınlık biçiminde kişilik bozuklukları, kıskançlık durumları, paranoya, alkolik demans, v.s.
C.SOSYAL PROBLEMLER: Alkolik bir kişinin işinde ve maddi durumunda bozulmalar olacak, sosyal ilişkilerinde ve aile düzeninde de benzer aksaklıklar belirecektir.
Kronik alkol kullanımında oluşan avitaminozlar ve karaciğer yağlanması, yıkım fonksiyonunu zaafa uğratır.Fakat karaciğerin % 80’ inin çalışamaz hale gelmesine kadar fonksiyon testlerinin normal değerlerde görünmesi, bir çok alkoliğin siroz tehlikesi içinde olduklarını farketmemelerine yol açmaktadır.
Bir tek rakı, cin, viski, bir kadeh şarap, bir küçük kutu biraya bir standart içki dersek günlük alkol alımı
Erkekler için 3
Kadınlar için 2 standart içki ideal alkol alımıdır.
Fakat her günü alkol alımı olmamalıdır.
